-
Sınırlar Kevgire mi Döndü?
Uzun yıllar akademide siyaset ve uluslararası ilişkiler çalışmış biri olarak, göç ve göçmenlik konuları üzerinde mesai harcayan ve üstelik yakın genetik kodlarında göçmenlik taşıyan biri olarak, saman alevi gibi bir yanıp bir sönen…
-
Değişim İçin Empati
Esnediğinizde karşınızdakinin de esnemeye başladığını fark etmişsinizdir. Ya da kahkahaların havada uçuştuğu bir ortama girdiğinizde konunun ne olduğunu anlamadan bile gülümseyerek o gruba dahil olduğunuzu. Belki de aranızda ağlayan birini görüp gözleri dolanlar…
-
Zihinsel Katılık: En İyi Biz Biliriz
Bir gezginin Afganistan’da nar suyu içtiği görüntüleri izliyorum. Manuel bir meyve sıkma aletiyle nar sıkan Afgan kıyafetli sokak satıcısının el tezgahındaki iri narlara bakıyorum. Afganistan ve nar. Bir kaç salise afalladığımı fark ediyorum.…
-
Popüler Psikoloji Seküler Kadercilik mi Aşılıyor?
Psikolojinin bu denli popüler hale gelmesi travmalarla dolu toplumumuz için ne büyük bir şans olmalı, öyle değil mi? Psikolojik aydınlanma trendi sayesinde, örneğin eskisinden çok daha fazla sayıda insan çocukluğun tüm hayatı etkileyecek…
-
YARA TOPLAYICI : Acıdan Beslenen İnsanlar
Yarasız, travmasız olmak mümkün mü? Elbette değil. Hayat kadar gerçek yaralar da. Hepimiz, benlik bilinci geliştirdiğimizden itibaren yaralarla tanışıyoruz. Hatta bazı teorilere göre genlerimize kaydedilmiş olarak doğuştan getirdiğimiz örselenmelerle başlıyoruz hayata. Sosyalleşmeye başladığımız…
-
Bu Akşam Evdeyim, Harika: İçedönüklük Bir Kusur mu?
‘Böyle tek başına oturmaktan sıkılmıyor musun hiç? Hadi gel de iki lafın belini kıralım. Cumartesi akşamı olmuş bütün millet dışarıda sen n’apıyosun evde? Yalnız yürüyüşe çıkmak da neyin nesi? Aaa ne işin var…
-
Benliğin İdealize Hali
‘Ben kimim, nasıl biriyim, bu hayatta ne yapmak istiyorum, peki ya diğer insanlar beni nasıl görüyor, ya da diğerlerinin beni nasıl gördüğünü var sayıyorum?’ Bu sorular ve tüm olası türevleri yaşam boyu zaten…
-
İmposter Sendromu: Kaybet-Kaybet Oyunu mu?
Erken çocukluktan itibaren hayata dair bize öğretilenlerle şekilleniriz. Bu süreçte yaşadığımız ortama uygun birer birey olmamız için var gücüyle çalışır sisteme ait her ne varsa. Bize belletilen doğruları ya da yanlışları, kabul gören…
-
Karakter Aşınması ve Topyekun Hiçlik
Kırmızının sarıya döndüğü ilk saniyede, ışıklarda bekleyen araçlardan onlarca korna sesi yükseliyor. Kaldırımlarda birbirine çarpa çarpa ilerleyen insanlar tüm benliklerini kaplayan telaşları dışında hiçbir şey göremiyor. ‘İnan hiç vaktim yok’ la başlıyor ve…
-
Risk Toplumu: ‘Bizi Koronavirüs Değil de Korkusu Mahvedecek’
Koronavirüs salgını etkisini her geçen gün artırırken, bireysel ve toplumsal ruh halimizin makas değiştirmişçesine savrulduğu da gözlemlenebilir hale geliyor. Bilinmez ve kontrol edilemez bir ‘düşman’la karşı karşıya olmamız, doğal olarak büyük bir güvensizlik…